Homozigot Birey Ne Demek? Bir Kez Daha Düşünmek
Kayseri’nin sabahları, o soğuk rüzgarın taşıdığı hisle içimi burkar. Her şey donmuş gibi, dışarıda kar da var, ama içimde bir başka tür soğukluk var; o yüzden yazmam gerek. Bugün, akşam üzerinde konuştuklarımdan biri takıldı kafama; homozigot birey ne demek, diye sordular. Ama bu sadece biyolojik bir terim değil. Anlamı daha derin. Benim için bir keşif, bir anı, bir his. Hadi anlatayım.
Bir Günün Başlangıcı: Bilgilerin Ardında Kaybolmak
İçimden, bir sabah, kahvemi yudumlarken araştırmak geldi. Üzerinde düşünülecek bir şeyler var gibiydi, o yüzden bilgisayarımı açtım. Kayseri’nin soğuk sabahı penceremden içeri sızarken, bir yandan bir şeyler araştırıyordum. Homozigot birey ne demekti, gerçekten merak ettim. Bir şeyin tam anlamıyla ne olduğunu öğrenmek istemek, bazen insanı başka bir dünyaya götürüyor. Hem bir yandan garip bir merak var, hem de korku. Ya öğrendikçe daha çok karışırsam, diye düşünüyordum.
Bilgisayarımda arama yaparken karşıma çıkanlar beni şaşırttı. Homozigot, aynı genetik bilgiyi her iki ebeveynden de almak anlamına geliyordu. Yani bir bireyin, o çok derin, çok özel olan genetik yapısının iki tarafı da birbirinin aynısıydı. O zaman bu sadece biyolojik bir tanım değildi. Aklımda bir sürü soru belirdi: Ben homozigot muyum? Ya da başka bir şekilde söylemek gerekirse, “Hayatımda bana ait olan her şeyin, her hissettiğim şeyin iki tarafı var mıydı?” Şimdiye kadar hep bir tek parça olduğumu düşünmüştüm, ama belki de bir yerlerde, içimde bir zıtlık vardı, belki de iki parça, iki yanım vardı.
İkilik Hissi: Sanki İki Tarafım Varmış Gibi
Bu düşünce beni biraz sarstı. Kayseri’nin soğuk sabahında, bir yandan sıcak kahvemi içerken, bir yandan da beynimdeki bu karmaşık terimle ilgileniyordum. İşte bir noktada, bir şey fark ettim: Bazen hislerim tam birbiriyle uyumlu olmuyor, değil mi? Bir tarafta bu soğuk, sert duygularım var, hayal kırıklıkları ve hüsranlar… Diğer tarafta ise bir umut ışığı. Hem karamsar, hem de umutlu olabilmek. Belki de içimdeki bu ikilik, bir anlamda “homozigot” gibi bir şeydi. İki taraf, ama aynı noktada birleşiyor. Her zaman farklı hisler, birbirine zıt duyguların arasında sıkışıp kalıyor insan.
Beni büyüleyen kısmı ise, bu iki tarafın da birbirini tam anlamıyla yansıttığını öğrenmekti. Yani, biri diğerine daha güçlü bir şekilde hakim olmuyor; her ikisi de tam anlamıyla benzer. Aklımda beliren sorular daha da yoğunlaşmaya başladı: Bir insanın içinde zıtlıklar ne kadar birlikte var olabilir? İnsan ne kadar birbiriyle çelişen duygularla dolu olabilir?
Keşfettiğim An: Kendimi Bulduğum O An
Hikayenin tam bu noktasında, başımı masama koyup bir süre düşündüm. Bir an için bitti gibi hissettim, ama sonra kalktım. “Bu kadar derin bir anlam aramak bana ne getirecek?” dedim kendi kendime. Ama tam da o anda, içimdeki o iki tarafın birleşmesini, birbirini dengelemesini fark ettim.
Sadece biyolojik bir terim olarak homozigot birey ne demek, anlamak değildi mesele. Aslında hayatımda yaşadığım ikiliklerin de bir şekilde birbiriyle uyumlu olabileceğini fark ettim. Kimi zaman bir karamsarlık, diğer zamanlarda ise en parlak umut ışığı vardı içimde. Biri ötekini ezmiyordu. Her ikisi de bana aitti.
O an, Kayseri’nin soğuk sabahından çok, içimdeki sıcaklığı hissettim. Belki de herkesin içinde bir homozigotluk vardı. Kimse tamamen tek bir yanla yaşamıyordu; her birey, içinde farklı duyguları, zıtlıkları barındırıyordu. Hem acı hem de mutluluk. Hem hayal kırıklığı hem de umut.
Duyguların Ardında: Homozigotluk ve Ben
Şimdi tekrar düşünüyorum. Homozigot birey ne demek, diye sormak, aslında bir yolculuğa çıkmak gibi bir şeymiş. İnsan, sadece biyolojik olarak değil, duygusal ve düşünsel olarak da tam anlamıyla “aynı” olamaz. Zıtlıklarımız, birbirini tamamlayan bir yapıya dönüşebilir. Kendimle barıştım. İçimdeki her şey, her ikilik, belki de birlikte var olmalıydı. Tıpkı genetik mirasımızın bize verdiği o derin ve şaşırtıcı denge gibi, duygular da dengesiz görünsede bir noktada birbirini tamamlıyor.
İçimdeki o çoklu yanları kabul ettim. Bir gün belki biraz kırılgan olacağım, belki de başka bir gün her şey tam tersi olacak. Ama her iki tarafla da mutlu olabileceğimi fark ettim. Hem homozigot bir birey gibi, hem de bu ikilikle barış içinde olabilirim.