Çek Ciro Ederken Ne Yazılır? – Bir Kayseri Hikayesi
Kayseri’nin Soğuk Sabahı, Sıcak Bir Anı
Kayseri’de, sabahları şehri bir nevi sis kaplar. Hava ne kadar soğuk olursa olsun, insanlar sokaklarda bir yerlere gitmek için acele ederler, caddelerdeki kahve kokusu, Kayseri’nin kendine özgü havasına karışır. 25 yaşında bir genç olarak, sabahları genellikle yalnız olurdum; sıcak bir kahve içip, biraz derin düşüncelere dalardım. Ama o sabah, her şey birden değişti.
O sabah, çeke ciro yapmak zorunda olduğum bir günü hatırlıyorum. Ama bu, sadece bir finansal işlem değildi; benim için çok daha fazlasıydı. Gözlerimden okunan, içimdeki o karışık hisleri bir kenara bırakıp, hayatımın dönüm noktalarından biri olan o anı hatırladım. Çek ciro ederken yazılacakların ne kadar önemli olduğunu düşündüm, bir anda, çekin üzerine yazılacak birkaç kelimenin hayatımı nasıl değiştirebileceğini fark ettim. Bu sadece bir işlem değildi; bu, yılların yükünü taşıyan, belki de hayatımın ilk büyük kararına adım atmamın simgesiydi.
Hayal Kırıklığı ve Umut Arasında
Çek yazarken, yavaşça kalemi elime aldım. O an, hayal kırıklığı ve umut arasında gidip geliyordum. Sadece birkaç satır yazmakla yetinecek, ama bir o kadar da her kelimenin altını çizmek istiyordum. Çek, bana yıllarca beklediğim bir fırsatın simgesi gibi görünüyordu. O kadar çok şey vardı kafamda, ama ciro etmenin ne kadar önemli olduğunu düşündüm. Çünkü sadece bir finansal işlem değil, belki de geleceğimi şekillendirecek bir adım atıyordum.
Kalemi kâğıda değdirdiğimde, bir an tereddüt ettim. Ne yazmalıydım? “Veya” mı yazmalıydım, “alacaklıya” mı? Her şeyin netleşmesi, hayatımın yolunun sonunda benimle olmasını istediğim insanları düşündüm. O an, içimdeki hayal kırıklığı biraz olsun azaldı, ama henüz tam anlamıyla rahatlayamadım.
Çek Ciro Ederken Ne Yazılır? Sonuçta Kalp Tekerleği Gibidir
İçimdeki kararsızlıkla kalemi elimde çevirip durdum. Ciro etmek zorundaydım, ama yine de her şeyin doğru yazıldığından emin olmak istiyordum. O an düşündüm: Çek ciro ederken ne yazılır? Tam olarak ne yazılır ki? O kadar basit bir işlemdi ki, fakat her şeyin üzerine yazacağınız birkaç kelimenin, hayatınızı ne kadar derinden etkileyeceğini kavrayamazdım. Her şeyin temelinde bir anlam vardı. Hangi bankaya gittiğiniz ya da hangi çeki ciro ettiğiniz önemli değildi; önemli olan, bu kararların sonrasında nasıl bir yol izleyeceğiydi.
Yavaşça, çekin üzerine şu cümleyi yazdım: “Alacaklıya.” Bunu yazarken, içimde bir huzur hissettim. Sanki bir şeyleri nihayet doğru yapmıştım. Çek, bir anlamda hayatımın küçük bir özeti gibiydi. Hem umut dolu, hem de hayal kırıklıklarıyla dolu. Bir an durup, şu soruyu sordum kendime: Bu küçük kağıt parçası beni nereye götürecekti? Ya da belki daha önemlisi, ben bu yolculukta nereye gitmek istiyordum?
O an, Kayseri’nin soğuk sabahında, bir çekin ardında gizlenen duyguları tam anlamıyla hissedebildim.
Çek ve Geleceğin Kaderi
Bir süre düşündüm. Geleceği değiştirmek için belki de bu küçük, önemsiz görünen adımı atıyordum. Çek ciro ederken yazılacak kelimeler, hayatta büyük değişimlerin kapısını açacak gibiydi. Ciro ettiğinizde, sadece bir kağıt parçası değil, bir çok insanın hayatını etkileyebilecek bir süreç başlatıyorsunuz. Çeklerin arkasındaki isimler ve yazılı olan o birkaç satır, belki de sonrasında neyi kaybedip neyi kazanacağınızı belirleyecekti.
Kayseri’nin o sabahki donuk havası içinde, çek ciro ederken yazılacaklar çok daha fazlasını ifade ediyordu. Kendimi bir yerde, bu yazılacakların hayal kırıklığını ve heyecanını birleştirirken buldum. Kim bilir, belki de bundan sonraki adımda neler olacak, hangi kapılar açılacak?
Hayatımın bu anında, doğru ya da yanlış bir şey yazmadığımı anlamıştım. Çek ciro ederken yazılacaklar, sadece bir işlem değil, bir başlangıçtı. Ve o başlangıç, beni düşündüğümden çok daha uzaklara götürebilirdi.